• Ağızda bulunan dişlerin görevi besinleri koparmak ve öğütmektir. Gelişmiş bir insanda 32 diş bulunur. Dişin görevlerine ve biçimlerine göre değişik adlar verilmiştir. Önde kesici (incisi-vus) (1,2), onların yanında köpek dişi (caninus) (3), yanlara doğru küçük azı dişleri (premoler) (4,5) ve arkada büyük azı dişleri (moler) (6,7,8) yer almaktadır. Kesici isminden de anlaşıldığı gibi üst kısmındaki kesici kenarları karşılıklı gelerek besinleri keser. Köpek dişlerinin sivri olan üst kısmında bulunan tüberküller besinleri parçalamaya yarar. Azı diş­lerinin geniş olan üst bölümleri yani çiğ­neme yüzeyleri besinlerin öğütülmesi için uygun bir yapıdadır.
    Bir dişin ağız boşluğunda dişetinden dışarda kalan kısmına kron, çene içinde gö­mülü olan kısmına kök ve bu ikisinin bir­leştiği kısmına da dişin boynu (köle) denir. Kesiciler, köpek dişi ve genellikle birinci küçük azılarda dişin bir kökü vardır. İkin­ci küçük azılarda diş genellikle iki kök­lüdür. Üst çene azı dişleri ise üo köklü­dürler. Her dişin ana kitlesini oluşturan kısmına dentin adı verilir. Dentin kronda, mine denilen bir tabaka ile, kökte ise sement ile kaplıdır. Dişin görünen kısmını örten mine (substan-tia adamantinea) tabakası kronu değişik kalınlıkta kaplamıştır. Kesici kenara doğ­ru 2,5 mm. ye kadar kalınlaşan mine ta­bakası boyun bölgesine doğru gittikçe incelir.
    Her diş kökü çene kemiğinde alveol denen kendine özel bir boşluğa girmektedir. Di­şin kök kısmındaki dentin tabakasını al­veol içinde saran ve onu sımsıkı tutan maddeye ise sement denir. Kök sementi dişin kemiğe en fazla benzeyen dokusu­dur. Mine sınırından apeks’e kadar bütün kökü örter. Sement kendisi ile çene ke­miği arasında bulunan bir zar (periyodont) yoluyla diş kökünü kemiğe yapıştırır. Al-veolün kemik duvarında bulunan gayet kü­çük delikler (beslenme delikleri) dişin bes­lenmesini sağlar.
    Dentin (substantia eburnea) tabakası kim­yasal yapısı, fiziksel sertliği ve biyolojik özelliği bakımından kemiğe çok benzer, an­cak mine kadar sert değildir. Dentin odon-toblast adı verilen özel hücrelerden yapıl­mıştır, ana maddesi bol fibril ihtiva eder. Genç insanlarda hafif şeffaf olcn dentin, yaşlandıkça kanalcıkların boşluklarındaki kireçli maddeler çökmesiyle tamamen şef­faf (transparan) bir dentin durumuna geçer. Süt dişleri zamanla dökülür, yeri­ne kalıcı çıkmaya başlar. Mavi-beyaz renkteki süt dişleri, sarımtırak renkteki kalıcı dişlere nazaran genel ola­rak daha küçüktürler. Süt dişlerinde mine boyun hizasında tümsek meydana getir­miştir, zamanı geldikçe de sallanarak dü­şerler. Kalıcı 5-20 yaşlar arasında çıkar. Önce azı dişleri çıkar, arada düş­memiş süt dişleri vardır. Daha sonra 12 yaşlarında M-7 çıkar. Dişlerin çıkış sıra­sı şematik olarak gösterilmiştir. En son çıkan, arkadaki en ufak azı dişi akıl dişi veya yirmi yaş dişi diye bilinir.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  • Ağız temiz­liği ve diş bakımı küçük yaşta edinilecek alışkanlıkla kolay çözülebilecek bir sağlık sorunudur.
    Dişlerin çürümesine yol açacak şekerli yi­yeceklerden kaçınmak, mevcut bakterile­rin cinsini ve sayısını azaltmak için bunların üreyebileceği girinti ve çıkıntıları te­miz tutmak, ağız dokularının sağlıklı kal­masını temin etmek gereklidir.
    Ağızdaki dolgu, kron, protez kenarları, kroşeler, protez plakları arada kontrol et­tirilmelidir. Dişlerin dizisi ne kador sıkışık ve düzensizse o nisbette bakım gerektirir. Ağız ve nı sağlayacak temizlik araçları arasında diş fırçası, ipek ipliği, karbcn asidi ve oksijenle işleyen temizle­me aletleri, spray ve nihcyet su, diş tozu, diş patı ve ağız suları sayılabilir.
    Dişlerin fırçalanması ilk olarak ağızda mey­dana gelen fena kokuyu (halitosis) gider­meye, dişter arasında sıkışıp kalan artık-Icrı yok etmeye yarar.
    Bir diş fırçasının ağzın anatomik durumu­na uyacak şekil ve büyüklükte seçilmesi, kendisinin de temizlenebilen, hatta dezenfekte edilebilen yapıda olması gereklidir. Fırça başı ne kadar küçük olursa ağız boşluğunu ve dişlerin arkasını, girilmesi güç olan yerlerini o kadar iyi temizler ve dişeti masajını o kadar iyi yapar. Ayrıca dişlerde meydana getireceği aşındırma o kadar az olur. Dişleri yukardan aşağı ve aşağıdan yukarı hareketlerle diş aralıkla­rına iyice ulaşacak şekilde fırçalamahdır. Arada sırada dişetlerine parmakla masaj yapıp ovmak yararlıdır.
    Diş çürümesinin zararı yalnız dişlere do­kunmaz. Çürüklerin ve diş apselerinin ba­rındırdığı mikrcp odaklorı birçok hastalık­ların kayncğını teşkil edebilir. Fokal en­feksiyon odakları denilen mikrop yuvaları­nın vorlığı (çürük diş, bademcik iltihabı vb.) romatizmal hastalıkların, kalp roma­tizmasının nedeni olarak sayılmaktadır.Zamanla kaybedilen dişlerin yerine sağlık ve estetik dan gerekli yapay dişlerin takılması, diş protezlerinin yapılmasa diş doktorlarının başlıca görevleri arasına gir­miş bulunmaktadır.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

  • Diş çürümesinin ve diş hastalıklarının oluşmasında ağızda bulunan yemek artıklarının, tükürüğün hep birlikte diş üzerinde oluşturduğu ta­bakanın (plak) rolü büyüktür. Fazla çiğ­nemeye gerek bırakmayan yumuşak ve karbonhidratlı yiyecekler diş aralarında kalarak bakterilerin çoğalmasına yol açar­lar. Bakteriler şekerli artıkları ­ne zararlı asitli maddelere çevirir ve minenin kalsiyumunu eritir. Minedeki bu kal­siyum eksikliği önce dişte beyaz bir be­nek olarak görülür. Dentin kanalları aracı­lığıyla mikroplar pulpaya girip pulpa ilti­habına sebep olurlar. Pulpada basıncın artması ya neden olur. Kan akımı du­rup da pulpa beslenmezse diş de ölmüş olur. Dişin rengi koyulaşır ve daha ko­lay kırılabilir bir duruma gelir. Her gebeli­ğin anneye bir dişe malolduğu söylentisin­de hakikat payı vardır. Gebelikte kalsiyum eksikliği dişlerin kolay çürümesine neden olabilmektedir. Dişteki iltihabın diş köküne ve çevresine yayılması zonklayıcı lara yol acar. Çe­ne kemiğine doğru ilerleyen iltihap kemik zarı altında apseye (subperiyostal abse) sebep olabilir. Çevre dokulara yayılan ilti­hap yanağı şişirir ve bazan bir yol bularak dışarıya açılabilir, yani fistül meyda­na gelir.
    Dişetlerinin iltihabına gingivitis, apsesine piyore denir. Bu durumda dişeti kırmızı ve şiştir, kolayca kanar, ağrı pek duyulmaz. Dişeti iltihabı derine doğru ilerledikçe pe-riyodontitis meydana gelir. Zamanla aşı­nan ve zayıflayan dişetleri dişlerin sallanıp dökülmesine neden olabilir.
    Dişlerdeki şekil bozuklukları genellikle ço­cuklukta edinilen kötü alışkanlıkları^ ör­neğin uzun süre parmak emmenin sonu­cudur. Ayrıca süt dişlerinin zamanında dö­külmemesi de kalıcı dişlerin yanlış ve çar­pık çıkmasına neden olabilir.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Health Blogs Health blogs Health Saglik Bilgileri