• Gebelik 11.08.2008 No Comments

    Sağlıklı olmanın temel gereklerinden biri yeterli ve dengeli beslenmektir.
    anne karnında gelişirken annenin kaynaklarını kullanır.
    Gebelikte doğru hem bebeğin iyi gelişmesi hem de annenin sağlığı açısından hayati önem taşır.

    günlük beslenmesinde :

    Bebeğin kemik, göz ve dişlerinin gelişimi için süt ve süt ürünleri
    Bebeğin kas, kan ve beyin gelişimi için et ve süt ürünleri ile kurubaklagil ve yumurta
    Vitamin ihtiyacı için meyve ve sebze tüketmelidir.
    Gebelikte iyi beslenmek için günlük yiyeceklere ek olarak


    Sütlü gıdalar
    2 su bardağı süt yada

    1 kase yoğurt yada

    2 kibrit kutusu boyutunda peynir ya da çökelek

    Süt Dışı Proteinli Gıdalar (1porsiyon)
    Et yada

    Balık yada

    Kurubaklagil (mercimek,fasulye vs.)

    yada

    1-2 yumurta

    Taze meyve ve sebze
    BESLENMEDE DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR

    Sık sık, az az yemeli
    Sindirimi güç gıdalardan kaçınmalı
    Bol su içilmeli
    Posalı gıdalar alınmalı
    Hazır gıda ve içeceklerden kaçınmalı
    Fazla tuzlu, baharatlı, şekerli, yağlı, hamurlu yiyecekler yenmemeli
    Günlük ekmek miktarı 3 orta dilimi geçmemeli
    D vitamini ihtiyacı için güneş ışığından yararlanmalı
    Uzun süre aç kalmamalı
    Sağlık personelinin vereceği kan ve vitamin hapları düzenli kullanılmalı
    Gebelik boyunca 9-12 kilodan fazla kilo almamalı
    GEBELİKTE REHBERİ

    Gebelikte diğer dönemlerdeki beslenmeden çok daha önemlidir. Bebeğin tek besin kaynağı vardır : Siz.

    Gebelikte hem bebeğin büyüyüp ve olgunlaşması hen de annenin gereksinimlerinin karşılanması nedeniyle dikkat edilmesi gereken bir konudur.

    Uygun kilodayken kalan sağlıklı bir kadında doğru beslenmeyle, gebeliğin sonunda yaklaşık 9 ile 12 kilo civarında bir ağırlık artışı görülür.

    Gebeliğin değişik safhalarındaki değişik ihtiyaçlar dolayısıyla bu artış ilk üç ay içinde ayda 1 kg, ikinci ve üçüncü üçaylarda ise ayda 1 ile 1,5 kilo düzeyinde tutulmalıdır. Aşırı bir ağırlık artışı ise hem annede hem de bebekte istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir.

    Gebelik ne alışkanlıklarının nede damak zevkinin değiştirilmesini gerektirmez. DENGELİ ve ÇEŞİTLİ beslenmek önemlidir. Yapacağınız tek şey doğal, taze ve bol çeşitli besinler almaktır.

    olduğunuzu anladığınızda bunlardan hangilerini düzenli olarak yediğinizi ve yiyecekleriniz arasında bebeğe zarar verecek bir şey olup olmadığını araştırın.

    Bu rehber gebeliğiniz sırasında düzenli beslenmenize ışık tutabilmek amacıyla hazırlanmıştır.

    KALSİYUM

    Bebeğinizin gebeliğin 8. Haftasında oluşmaya başlayan kemik ve dişlerinin gelişimi için kalsiyum önemlidir. Gebelikte, normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir. Kalsiyum açısından zengin besinler arasında peynir, süt, yoğurt, ve yeşil yapraklı sebzeler sayılabilir. Ancak süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğunu unutmayın. Bu nedenle yağı alınmış süt ve yoğurdu yeğlemelisiniz.

    Günlük fazla kalsiyum gereksinimini şunlarla giderebilirsiniz : 85 gr yağsız peynir , 7 dilim beyaz ekmek, 2 bardak süt, 170 gr sardalye.

    Beyaz Ekmek
    Yağı Alınmış Süt
    Yarım Yağlı Peynir
    Lor Peyniri
    Taze Badem
    Sardalye
    PROTEİN

    Gebelikte protein gereksinimi arttığı için protein içeren çeşitli besinleri almalısınız. Balık, et, kuru baklagiller ve sütten yapılan besinler protein açısından zengindir. Ancak hayvansal besinler yağ açısından zengin olduğu için aşırı alınmamalı, etin yağsız tarafı yeğlenmelidir.

    - Tavuk Eti - Yağsız Kırmızı Et

    - Balık - Yumurta

    - Yoğurt - Mercimek

    - Yer Fıstığı - Kaşar peyniri

    - Fıstık Ezmesi

    C VİTAMİNİ

    C Vitamini plasenta için yararlıdır, vücudunuzun hastalık etkenlerine karşı direncini arttırır ve demirin bağırsaklarda emilimini kolaylaştırır. C vitamini taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır. Uzun süre saklanan ve pişirilen besinlerde C vitaminin çoğu kaybolur. Besinleri tazeyken tüketmeli, sebzeleri ya çiğ yada az haşlayarak yemelisiniz.

    - Lahana - Bürüksel Lahanası

    - Greyfurt - Portakal

    - Domates - Patates

    - Karnıbahar - Çilek

    - Kırmızı ve Yeşil biber

    LİFLİ GIDALAR

    Günlük beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı) yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın önlenmesinde çok yararlıdır. Sebze ve meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin emilimini bozduğundan fazla yenmemelidir.

    - Kepekli Ekmek - Kuruyemiş

    - Ahududu - Kepekli Makarna

    - Bezelye - Kuru kayısı

    - Esmer pirinç - Pırasa

    - Kuru Üzüm

    FOLİK ASİT

    Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle ilk haftalarda folik asit gereklidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır.

    Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır. Pişirme ile içlerindeki folik asit azalacağı için çiğ ya da az haşlayarak yemelisiniz.

    - Ispanak - Yer Fıstığı

    - Fındık - Karnıbahar

    - Kepekli Ekmek

    DEMİR

    Gebelikte, hem bebeğin doğumdan sonra kullanacağı demirin depolanması hem de gebelik nedeniyle artan kanınıza yeterli oksijenin taşınabilmesi için normalden fazla miktarda demire ihtiyaç vardır. Hayvansal yiyeceklerdeki demir, sebze ve kuru meyvelerde olandan daha kolay emilir. Et yemiyorsanız, demirin emilimin arttırmak için aldığınız besinlerin C vitamini açısından zengin olması gerekir. Diyet demir eksikliğini gidermek için tek başına yeterli olaz. Dolayısıyla artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren ilaçların alınması gerekir. Demir, bebeğin ve annenin ana ihtiyaçlarından biridir. Demir eksikliği sonucunda yorgunluk hissi ve konsantrasyon güçlüğünün yanı sıra cilt ve mukozada solukluk, saç dökülmesi gibi bazı fiziksel belirtiler de ortaya çıkar.

    Yağsız Kırmızı Et
    Ton Balığı
    Karaciğer
    Gebeliğiniz sırasında aldığınız besinler plesanta aracılğı ile bebeğinize de geçmektedir. O yüzden bebeğinize zararlı olabilecek besin maddelerinden korumanız gerekir.

    YAĞLAR

    Denğeli bir diyette toplam enerji ihtiyacının %30’u yağlar tarafından karşılanmaktadır.

    Tüketilecek yağların seçiminde bitkisel kökenli olanlar (zeytin ve mısırözü yağları) hayvansal olanlara (tereyağı, iç yağı) tercih edilmelidir.

    İŞLENMİŞ YİYECEKLER

    Konserve gibi işlenmiş yiyeceklerden gebeliğiniz süresince uzak durmalısınız. Bu tür yiyeceklerde genellikle fazladan şeker ya da tuz katılmıştır; fazlaca yağ içerebilirler, içlerinde gereksiz koruyucu, tatlandırıcı, renklendiriciler bulunabilir. Ürünlerin etiketlerini dikkatlice okuyup yapay maddeleri içermeyenleri ya da en az içerenleri seçmelisiniz.

    DONDURULMUŞ YİYECEKLER

    İşyeri yemekhanelerinden verilen sıcak yemeklerden, önceden pişirilmiş süpermarket yiyeceklerinden, yeni pişirilmiş ve sıcak olmayan tavuk etinden sakınmanız gerekir. Bunlarda bebeğinize geçip tehlike yaratabilmek bakteriler bulunabilir.

    BEBEĞİNİZİ KORUYUN

    SÜT VE PEYNİR

    Tam mayalanmamış peynir ve pastörize edilmemiş süt de zararlı olabilir. Mutlaka pastörize edilmiş süt içmelisiniz.

    SIVILAR

    Gebelikte böbrekleri çalıştırmak ve kabızlığı önlemek için bolca sıvı içilmesi çok yararlıdır. En iyi içecek sudur. Bu nedenle gebelikte istediğiniz kadar bol su içebilirsiniz.

    ÇAY, KAHVE, KAKAO

    Bunların hepsinde bulunan kafeinin sindirim sistemine bazı zararları etkileri vardır. Kafein içeren içmemeniz doğru olur. Hatta dayanabilseniz, bu tür içeceklerden gebeliğiniz boyunca uzak durun. Bunların yerine bol bol maden suyu içebilirsiniz.

    BİTKİ ÇAYLARI

    Gebelik sırasında bitki çayları içmek istiyorsanız bunların etkilerini iyiçe araştırmakta yarar vardır. Paketlenmiş olarak satılan hazır bitki çaylarının bir bölümünde bebeği etkileyebilecek katkı maddeleri olabilir, ancak çoğunun bebeğe zararı yoktur. Hatta ahududu yaprağından hazırlanan çayın doğumu kolaylaştırdığına eskiden beri inanılır.

    ŞEKER

    Kek, bisküvi, reçel ve meşrubat gibi şekerli yiyecek içecekte gerekli temel besin maddeleri azdır, kilo almanıza neden olabilirler. Enerjinizi ekmek gibi karbonhidratlardan almanız, şekeri azaltmanız yararlıdır.

    TUZ

    Çoğu insan gereğinden fazla tuz yer. Gebelikte ise aldığınız tuzun miktarını düşürmeniz önemlidir. Fazla tuz bacaklarda şişmelere ve sonuç olarak tansiyonunuzun yükselmesine yol açar.

    AŞERME

    Gebelikte turşu, muz, karpuz, soğan gibi bazı yiyeceklere karşı aşırı istek doğabilir. Çok arzuladığınız bu yiyecekleri sindirim düzeninizde bozukluğa neden olmuyorsa ve şişmanlamanıza yol açmayacaksa uygun miktarda yemenizde bir sakınca yoktur.

    SAĞLIĞINIZI KORUYUN

    GEBELİKTE EN YARARLI BESİNLER

    Süt, yoğurt, peynir : Kalsiyum , protein
    Yeşil yapraklı sebzeler : C vitamini, lif, folik asit
    Yağsız kırmızı et : Protein , demir
    Tavuk eti : Protein , demir
    Sardalye : Kalsiyum, demir , protein
    Balık : Protein
    Kepekli ekmek : Protein , lif, folik asit
    GEBELİKTE EN ZARARLI BESİNLER

    Genel olarak tatlı ve şekerlemeler
    Şekerli marmelatlar
    Likörler
    Gazlı ve şekerli içecekler (Kola,gazoz vb.)
    Aperatifler
    Kızartmalar
    Çok fazla kahve ve/yada çay
    İki kişilik yemek
    HASTALIKLARDAN KORUNUN

    Gebelik süresince beslenmeye bağlı olan bazı rahatsızlıklar görülebilir.

    Bunlar genellikle rahatsız edici semptomlar olmakla birlikte hamileliğin iyi neticelenmesini engelleyecek derecede değildirler. Yine de bunları kendi doktorunuzla görüşmeniz gerekir.

    BULANTI

    Gebeliğin ilk aylarında sıklıkla rastlanan bu rahatsızlık gastrik aktiviyeti etkileyen hormonal değişimlere bağlıdır. Bu değişiklikler kimi zaman kusmaya ve bazı gıdalardan tiksintiye yol açabilir. Böyle bir tiksinti oluşursa bu gıdalar için zorlanmayıp başka gıdalara geçilmesi gerekir.

    Küçük ve sık öğünlerden oluşan hafif diyet, gastrik aktiviteyi azaltarak hazım müddetini kısaltır. Bu nedenle gün içinde dağıtılmış 5, hatta 6 küçük öğünle beslenilmesi tavsiye edilir.

    Sadece ender durumlarda ve kendi doktorunuzun isteği doğrultusunda ilaca başvurmanız gerekebilir.

    MİDE YANMASI :

    Bu rahatsızlık da hamilelikte sık görülür ve özellikle de büyüyen rahmin midede sıkışmaya yol açması nedeniyle tüm müddetince devam edebilir. Bu durum için de küçük ve sık öğünler halinde beslenilmesi tavsiye edilir.

    KABIZLIK :

    Gebelikte hormonal faktörlere bağlı olarak barsak motilitesi (hareketliliği) azalmaktadır. Bu nedenle kadınlara kepekli ekmek, hububat, meyva, çiğ ve pişmiş sebzeler gibi lif açısından zengin gıdaları bol miktarda almaları tavsiye edilir. Kabızlığa yönelik ilaçların kullanıımı ise tavsiye edilmez.

    KİLONUZU KONTROL EDİN

    En az haftada bir defa olmak üzere düzenli tartılın. Tartılma işini sabahları aç karnına ve giyinmeden yapın.
    Ayda ortalama 1 kiloluk bir artışla gebeliğin sonunda vücut ağırlığınızın 9 ile 12 kilodan fazla artmamış olması gerektiğini hatırda tutun. Ancak, ilk üç aylık dönemde gebeliğin normal gelişimi için herhangi bir kilo artışı gerekmediğini de unutmayın.
    Özellikle de el ve ayaklarda şişme görülüyorsa, aşırı hızlı kilo artışlarını (10 günde 1 kilo gibi) derhal hekiminize bildirin. Aynı şekilde, kilonuzda belirgin bir düşüş olursa doktorunuzu durumdan hemen haberdar edin.
    GEBELİKTE ÖNERİLEN GÜNLÜK BESİN MİKTARLARI

    SABAH KAHVALTISI :

    1 su bardağı süt (200 cl)

    Beyaz peynir (1-2 kibrit kutusu kadar) 30-60 gr

    1 yumurta

    1 dilim ekmek

    Şeker 15-30 gr.

    ÖĞLE YEMEĞİ :

    1 porsiyon et

    (Izgara-haşlama) 200 gr.

    1 porsiyon sebze (200 gr.)

    ½ su bardağı yoğurt 100 gr.

    1 porsiyon meyva 200-250 gr.

    AKŞAM ÜZERİ KAHVALTISI :

    1 Su bardağı süt 200 cc.

    AKŞAM YEMEĞİ :

    1 porsiyon et yada balık (200 gr.)

    1 porsiyon sebze 200 gr.

    1 dilim ekmek 50 gr.

    1 su bardağı meyva suyu.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , ,

  • Gebelik 11.08.2008 No Comments

    Gebelik doğanın kadına vermiş olduğu bir üstünlük bir ayrıcalıktır, kadın yapısı çok çok özel ve erkeğe göre daha gelişmiş bir yapıdır. Özel ve gelişmiş yapılarda daha hassastır. Kadınlarda ki bu yapı gebelik sırasında daha da hassas ve de problemlere daha açık bir hale gelir, bunun nedenlerinden bir tanesi de kadın yapısının gebelik sırasında çok büyük bir bedensel değişikliğe uğramasıdır.Bu yeni sistemde bütün dengeler değişir, ve buna uyum sağlaması biraz zaman alır.Vücut çalışma sisteminin büyük bir bölümünü gebeliğe yönlenir ve de savunma sistemi de zayıflar.

    Dengelerin değiştiği en önemli yerlerden bir tanesi de vajinadır(döl yoludur).Ve vajina enfeksiyonlara daha açık bir hale gelir.Vajinal enfeksiyonların oluşma şansı artar.Oluşan vajinal enfeksiyonlar hem kadına rahatsızlık yaratacak ilerlerse bebeğe zara verebilecektir.gebelik altında ilaç kullanımı bebekte sakatlık yaratacağı içinde bu bir sorun halini alacaktır.O zaman bunlardan korunmak gerekir.

    Vajinal enfeksiyonlardan korunmanın başlıca yolu vajinanın doğal dengesini korunmasını sağlamaktır.Vajina içeri doğru uzanan bir girintidir ve sağlıklı olabilmesi için havalanması gerekmektedir.
    Bu yüzden bu havalanmayı engelleyecek kalın ı özellikle de geçirgenliği olmayan naylon-sentetik ı giyilmemedir.

    Anne adayının seçeceği ı pamuklu ve ince olmalıdır, çok gerekmedikçe ped (hijyenik kadın bezi) kullanmamalı, kullanıyorsa da bunlar parfümsüz ve en incelerinden olmalıdır.

    Dar ve kalın pantolonlar da vajinanın havalanmasını etkileyeceğinden etek giyilmesi tercih edilmelidir.
    Genital bölgedeki kılların ağda,jilet gibi yöntemlerle alınması da mantar ve bu gibi enfeksiyon riskini arttıracağından bu bölgedeki kıllar özellikle gebelikte mümkünse her zaman kısaltılarak azaltılmalıdır.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , ,

  • Gebelik 11.08.2008 No Comments

    Evet. Gebelik yaşı ne kadar erkense zarar o kadar fazladır. Özellikle gebeliğin ilk iki haftasında maruz kalınan , alınan doza da bağlı olarak, düşüklere neden olur. İki ile sekiz hafta arasındaki dönemde bebeğin organları geliştiği için bu dönemde radyasyona maruz kalınırsa iskelet anomalileri oluşabilir. Gebelik sırasında herhangi bir dönemde maruz kalınan büyüme-gelişme geriliği, zeka geriliği ya da çocukluk çağında kanser gelişimine yol açabilir. Tabii ki bunların hepsi maruz kalınan doza bağımlıdır.

    Gebelik sırasında film çektirilebilir mi?

    Gebeliğin ilk üç ayında kesinlikle film çektirilmemeli, gebeler radyoloji merkezlerine gittiklerinde olduklarını radyoloji hekimine bildirmelidirler.

    Hamileliğe rağmen yanlışlıkla film çektirildiyse ne yapılmalıdır?

    Film çekimi sırasında gebenin almış olduğu tahmini dozu ilgili birim tarafından hesap edilerek risk faktörleri de göz önüne alınır ve gebeliğin devam ettirilip ettirilmeyeceğine aileyle birlikte kadın doğum doktoru karar verirler.

    bir kadına film çekilmesi kesin olarak gerekliyse ne yapılmalıdır?

    Filmi çekecek olan radyoloji uzmanına olunduğu söylenmelidir. Hiç bir zaman direk olarak ışınlanmaz. Örneğin, bir akciğer filmi çekilecekse koruyucu örtülerle (kurşun önlük gibi) karın bölgesi kapatıldıktan sonra çekim yapılabilir. Prensip olarak, filmden elde edilecek fayda, bebeğin göreceği zarar ihtimalinden mutlaka çok fazla olmalıdır.

    Dr. Alev Kadıoğlu

    Yararlanılan Kaynaklar:

    Dr. Alev Kadıoğlu (kişisel röportaj), ALKA Radyolojik Tanı Merkezi, İstanbul
    Amerikan Ultrasonografi Derneği Web sitesi

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , ,

Health Blogs Health blogs Health Saglik Bilgileri