• Ortapedi 22.07.2008 No Comments

    (belkemiği) vücudun temel direği sayılabilir. Vücudun öteki bölümlerinden kol ve bacaklar omurgaya iki yandan ek­lenmiştir kemiği önden bakıldığında hafif S harfine benzer. Başı ve vü­cudu çarpmalardan korumak için esnek bir yay şeklindedir. Arkadan bakıldığında dik ve duz görünen eğer bu dikli­ğini kaybedip, sağa ve sola bir eğrilik mey­dana getirirse skolyoz ya da başka bir de­yişle kamburluk soz konusudur Bu eğrilik çoğunlukla belkemığının kendi içindeki bir bozukluktan değil de, başka bir hastalığın (çoouk felci, mıyopatı) sonucu olarak gelişir Sırt kemiği, vücudun dik durmasını sağlar Adale ve bağlardan olu­şan ve omurgaya bağlanan bir kas siste­miyle desteklenmiştir Bu kaslardaki her­hangi bir yetersizlik, omurganın eğilmesine neden olur
    Skolyoz, alışkanlık sonucu kotu duruşlarda da gorulur Başlangıçta dokular etkilen­mez, sadece vücudun duruşu anormaldir Sonraları, duruş duzelmedığı takdirde, do­ku değişiklikleri başlar ve kamburluk sürekli hale gelir Çocuklarda duzgun duruş ve oturuş çok önemlidir Kalıcı bir şekil bozukluğuna ya­nı deformasyona engel olmak için, anne ve babalar çocuğun duzgun durmasına özen göstermelidirler Eğer kaslar omur­gayı dik tutacak kadar guçlu değilse, özel idman hareketlen, genellikle adalelerin ge­lişmesinde yararlı olabilir
    Belkemiği eğriliği ortaya çıktığında, omur­ganın yapısal özelliği, başka organların buna uymasını önler Eğrilme yönündeki akciğer sıkışmış bir hale gelir Bir ya da daha fazla sınır, baskı altında kalır Çok kere sırt ağrıları vardır Omurganın yandan görülen S şeklindeki eğriliğinin bölgesinde öne doğru art­mış olması haline lordoz, sırt bölgesinde arkaya doğru artmış olması haline ise kifoz adı verilir. Lordoz, adale yetmezliği yani miyopati de­nen hastalıkta, kalça çıkığı gibi nedenler­den meydana gelir. Kifoz bazen doğuştan ya da sonradan kemik hastalıkları (raşi­tizm, mal de pot, spondilit v.b.) sonucu gelişebilir. Bütün bu çarpıklıkların düzeltilmesinde uz­man olan doktorlara yani ortopedistlere başvurmak gereklidir. Tedavide başta jimnastik hareketleri olmak üzere düzeltici askılar, korseler kullanılmakta ve gereğin­de operasyonla omurgayı düzeltmeye veya hastalığın ilerlemesini önlemeye çalışıl­maktadır.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , , ,

  • Ortapedi 22.07.2008 No Comments

    Omurgadaki herhangi bir kemiğin kırılma­sı, çok önemli sonuçlar doğurur. Çünkü hem vücudun temel direğidir, hem de beyin ile vücut arasındaki iletişimi sağ­layan bir organ yani omuriliği koruyan bir organdır. W. Konrad Röntgen’in, X ışınlarını buluşun­dan önce, kemiğinde kırık olup ol­madığı, vücudun bir ya da birden fazla ye­rinde görülen felçler ile anlaşılırdı. Günü­müzde röntgen filmi doktorların, daha doğ­ru ve kesin teşhis koymalarına ve bu tür kırıkların tedavilerinde daha başarılı olma­larına olanak sağlamaktadır. kemiklerinin kırılma nedeni genel­likle çok ağır bir travmadır. , sağ­lam yapıda olduğundan ve onu saran fibröz dokularla çok iyi korunduğundan, kı­rılması ancak çok şiddetli darbelere bağ­lıdır. Otomobil kazalarında, düşmelerde, çok ağır bir yükü oynatmaya ya da kaldır­maya çalışırken ya da ani atlama ve sıç­ramalar sırasında omurgada incinmeler o labilir. En tehlikeli kırılmalar, sırtın yuka­rısında, boyun bölgesinde olanlardır. Çün­kü bu bölgeden, vücudun alt tarafından gelen sinirler de geçmektedir ve bu sinir­ler vücudun butun kısımlarını da etkile­mektedir. En önemli hasar, omuriliğin ezil­mesine ve kanamasına yol açan kırıklar sonucu olmaktadır. Bazen kemik­leri, kırık olmadıkları halde birbirlerinden ayrılmakta ve bu durumdan sanki kırılma olmuş gibi etkilenmektedir. Tehli­keli kırıkları hastayı şok durumu­na sokabilir. kırıklarında veya zedelenmelerin­de nörolog denilen uzman doktorların te­davisi şarttır. Önce bütün kemiklerin rönt­genlerinin alınması önerilir. Kırılan kemikleri eski haline getirmek gi­bi en önemli tedaviyi bu konuda uzman­laşmış bir operatör ya da ortopedist yapmalıdır. Kırık iyileşirken ve kaynaşırken kemiklerin asıl yerlerinde durmalarını sağ­lamak için vücudu alçıya almak gereke­bilir. Boşaltım sistemiyle ilgili sinirlerde ze­delenme olması halinde, barsak ve idrar faaliyetleri bozulabilir. İdrarı boşaltmak için mesaneye sonda koymalıdır. Eğer boyun kemiğinde kırık olma ihtimali varsa, hasta mümkün olduğu kadar az oynatılmalı ve hemen doktor çağrılmalıdır. Yaralı, bir sedye üzerine yerleştirilerek doktor nezaretinde kıpırdatılmadan hasta­neye götürülmelidir. Kırık bölgesinden aşağısının duyarlılığının yok olması ve idrar ile barsak faaliyetlerinin kaybolması, omu­riliğin ağır yaralandığının veya kesildiğinin işaretidir.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , ,

  • Ortapedi 22.07.2008 No Comments

    Merkezi sinir sisteminin kanalı içinde kalan ortalama 1 cm. kalınlığında ve 40 cm. uzunluğundaki kısmına ve­ya Medulla spinalis adı verilir. Beynin bir uzantısı olarak onun gibi üzeri meninks denilen üç katlı bir zarla örtülüdür. Omu­riliğin yan yüzlerinden ön ve arka kök şek­linde çıkan sinirler hemen birleşerek spi­nal sinir adı ile omurlararası deliklerden 31 çift olarak çıkarlar. Ön köklerde kas­lara ve diğer organlara hareket emrini ve­ren motor lifler, arka köklerde ise çevre­den gelen derin duyu, temas, ağrı, ısı his­lerini taşıyan lifler yer almaktadır. Arka köklerde görülen şişlikler omurganın iki yanında sempatik sinir sistemi adını alan sempatik düğümlerini (sempatik ganglion) meydana getirmektedir. ­dan daha kısa olduğu için omuriliğin alt segmentlerınden ayrılan sinirler bir süre aşağı indikten sonra omurlararası delikten dışarı çıkarlar. Böylece omuriliğin alt kıs­mında at kuyruğu manzarasında (cauda equina) bir lif demeti meydana getirirler. Belkemiğinden beyin- sıvısı alın­mak üzere ponksiyon yapılırken iğnenin spinal sinirleri zedelememesi için seçile­cek en uygun bölge burasıdır. en ilkel omurgalı hayvanlarda da bulunan, canlının hareketini ve bilinçsiz olarak çevreyle ilişkisini sağlayan bir or­gandır. Sinirlerin çıktığı her medulla .segmentı arka kökler vasıtasıyla dermatom adı verilen belirli bir vücut parçasının has­sasiyetiyle ilgilidir. Dermatomlar gövdede alt alta sıralanmış kuşaklar şeklinde, tıpkı zebranın vücudundaki çizgiler gibi göğsü ve karnı sararlar. Kol ve bacaklarda ise eksene paralel şeritler halindedirler.
    Omuriliğin enlemesine kesitine bakıldığın­da ortada kelebek şeklinde gri bir bölgenin bulunduğu, etrafının ise beyaz bir madde ile sarılmış olduğu görülür. Gri madde mo­tor ve duygu sinir hücrelerinin bulunduğu yerlerdir. Beyaz olarak görülen bölgede ise beyin ile arasında motor ve duygu sinir hücrelerinin akson denilen uzantıları bulunmaktadır. Aksonlar nöronlar arasında karşılıklı iletimi sağlayarak hare­ketler arasında koordinasyon görevini ye­rine getirmektedirler. Refleks dediğimiz olay çevreden reseptör denilen hücrelerle alınan uyarımların duyu sinirleri ile omuriliğin arka köküne ulaşma­sı ve ön köklerden bu uyarana cevap ol­mak üzere verilen motor emirlerin hareket organına iletilmesi şeklinde meydana gel­mektedir. Günlük hayatımız, bizim farkın­da olmadığımız,sayılamayacak kadar cok reflekslerle düzenlenen çeşitli olaylarla doludur. Bu sebeple refleksler bazı hasta­lıkların teşhisine yardımcı olmak üzere nö­rolojik muayenenin önemli bir bölümünü meydana getirirler. Medulla spinalisin anatomik veya fizyolo­jik olarak kesiye uğraması (kesici ve ateş­li silahlarla yaralanma, kırıkları, medulla kanamaları, iltihapları) halinde her iki bacağın birden felç olması­na parapleji denir. Bu kesilme omuriliğin üst bölümlerinde meydana gelirse bu du­rumda kollar ve bacaklar tamamen hare­ketsiz kalır ki buna da kuadrapleji denir. Omurilikte ön ve arka boynuzlarda yer alan hareket ve his sinirlerinin lezyonuna bağlı olarak bacaklarda his ve hareket ba­kımından tam ve gevşek bir felç yani flask parapleji meydana gelmiştir. Daha sonra merkezleri arasında otomatizm geri dönünce bacak adalelerinde tonus ar­tışı olacağından spastik paraplejı haline dönüşebilir. Omuriliğin ön köklerinin virütik bir hastalı­ğı olan çocuk felcinin tıptaki adı poliomiyelitis anterior akuta veya Heine-Medin hastalığıdır. Medulla spinalisin ön boynuz denen böl­gesindeki motor hücrelerin ve buradan ge­çen piramidal liflerin dejeneresansıno Charcot hastalığı veya amiyotrofik lateral skleroz adı verilir. Sebebi bilinmemektedir. Ancak sifilız hastalığında, kurşun, cıva ve alkol zehirlenmelerinde bu tip bozuklukla­rın meydana geldiği görülmektedir. Eller­deki adaleler erimeye, maymun eli man­zarası almaya başlar. Doğum sırasında meydana gelen meningoserebral kanamalar,rahim içi hayatta ge­çirilen enfeksiyonlar veya piramidal siste­min iyi gelişmemesi sonucu oluşan doğuş­tan spastik felçler de vardır. Bunlara serebral dıplejı veya Little sendromu adı ve­rilir. Bu çocukların bir kısmı ilk yaşlarda ölürler. Hastalık bazen duraklar. Zekâ ge­riliği, epilepsi ve yürüme güçlüğü bakımın­dan tedavisi güç hastalıklardandır. Omuriliğin frengisine Tabes dorsalis denir. Ağrı ile başlıyan, topuklarına basarak ken­dine özgü bir yürüyüş (ataksi) ile kendini belli eden ve felç ile sonlanan bir hasta­lıktır. dokusu içinde boşluklar meyda­na gelmesi ile oluşan hastalığa ise siren-gomıyeli denir. Hasta, .ellerindeki adalele­rin erimesi şikâyetleri veya sinirlerinin his­setmemesi sonucu farkına varmadığı yan­ma ve yaralanmalarla doktora muracarıt eder. Hastalık yavaş seyreder ve gittikçe ilerler. Omuriliğin bazı bölgelerinin sertleşmesi sonucu meydana gelen hastalığa multiple skleroz denir. Çeşitli hareket, duygu ve refleks bozuklukları ile kendini gösteren ve nedeni bilinmeyen bir hastalıktır. Tedavisi henüz bulunamamıştır.

    Kategori Benzerleri

    Tags: , , , , ,

Health Blogs Health blogs Health Saglik Bilgileri