Süt mü, yoğurt mu ?
Büyük imalatçılar için önemli olan tat değil, yoğurdun dayanıklılığı, bir diğer deyimle raf ömrü. Bu yüzden maya suçlarını bu amaca hizmet edecek şekilde ayarlıyorlarmış.
Eski yoğurtlar nereye gitti?
Yoğurdu çok severim. Son yıllarda eskisi kadar yiyemiyorum. Bunun en büyük nedeni marketlerden aldığımız yoğurtlarda çocukluğumdaki tadı bulamamam. Bu durumdan yakındığım eşim “yoğurdumuzu kendimiz yapalım” deyince çok hoşuma gitti. Hemen süt alıp mayaladık. İlk yoğurdumuzun tadı fena değildi ama görüntü oldukça garipti; kaşığa aldığımızda sakızlı muhallebi gibi sünüyordu (korku filmi gibi). Sonraki günler değişik süt ve yoğurtlarla denemelere devam ettik. Hiçbirinde istediğimiz kıvamı ve tadı bulamadık. (Anladım ki bundan sonra İstanbul’da güzel bir yoğurt yemek hayal.) Bu yaz kayısı festivalinde Malatya’ya gideceğim. “Yoğurt Bazarı” hâlâ duruyorsa bir sitil yoğurt alıp çocuklarıma “Kaşıklayın, işte gerçek yoğurt bu” diyeceğim.
Konunun uzmanlarından öğrendiğim kadarıyla yoğurdun eski tadını kaybetmesinin nedeni mayalamada kullanılan bakteri suçlarının (Streptococcus Thermophilus ve Lactobacillus Bulgaricus bakterileri) oran ve alt gruplarının farklı olmasıymış. Anladığım kadarıyla büyük imalatçılar için önemli olan tat değil, yoğurdun dayanıklılığı, bir diğer deyimle raf ömrü. Bu yüzden maya suçlarını bu amaca hizmet edecek şekilde ayarlıyorlarmış.
Öyle veya böyle yoğurt son derece yararlı bir gıda maddesidir. Önemli bir protein kaynağı olmasının yanında yağ, vitamin ve mineral içeriği açısından da zengindir. Kemiklerimiz için ihtiyaç duyduğumuz kalsiyumun büyük kısmını yoğurttan alabiliriz.
“Süt mü içelim yoğurt mu yiyelim?” diye soran hastalarıma, illa birini seçecekseniz “Yoğurt yiyin” derim. Hem besin değeri açısından daha kıymetlidir hem de hazmı kolaydır. Yoğurdun oluşumu sırasında sütün içindeki laktoz hidrolize olduğu için sütü sindirmekte güçlük çekenler yoğurdu kolayca hazmederler. Bu yüzden gaz, şişkinlik ve hazımsızlıktan şikayet eden kişilerin yoğurdu tercih etmeleri doğru olur.
Yoğurdun içindeki bakteriler bağırsaklardaki zararlı bakterilerin gelişimini engellerler. Bu nedenle ishal olan hastalarıma yoğurt yemelerini tavsiye ederim.
Yoğurt B2 ve B12 vitamini açısından eşsiz bir besin kaynağıdır. Yoğurt suyunun sarımsı yeşilimsi rengini içindeki B2 vitamini verir. Son olarak yoğurdun tok tutucu etkisinden bahsetmek isterim: Zayıflamak isteyenler her gün bir kâse yoğurdu korkmadan yiyebilirler.
Kalp damar hastalığı riskiniz yoksa günde bir kâse yoğurt ömrünüze ömür katar. Kalp krizi geçirmiş bir kişinin veya damarlarında sorun olan kişilerin kolesterol yüksekliği nedeniyle dikkatli olması gerekir.
İmkanınız varsa, iyi süt ve maya bulabiliyorsanız yoğurdunuzu kendiniz yapın.
Çocuklarınızı yoğurt tadına alıştırmanız çok önemlidir. Bu yüzden küçük yaştan itibaren yoğurt yedirin. Son günlerde reklamı çokça yapılan meyveli yoğurtlar şeker ve renklendirici ihtiva eder. Üzerindeki yazıları dikkatle okuyun şeker katkılıysa çocuğunuz için faydasından çok zararı olabileceğini unutmayın.
Dr. Murat Kınıkoğlu

Süt mü, yoğurt mu ? Yazısı hakkında yorumunuz...
You must be logged in to post a comment.